Platformunu seç ve satın al
Bir aylığına 10 lisansla birlikte ücretsiz deneyin.
Platformunu seç
Şimdi kaydol
loading

Kaydol'a tıklayarak veya CogniFiti kullanarak CogniFit'in Şartlar ve Koşullar ve Gizlilik Politikası okuduğunuzu, anladığınızı ve kabul ettiğinizi bildirirsiniz.

corporativelanding_Percepcion_social_picture
  • Algıyı ölçmek için tam bir bilişsel testler dizisine erişim edin

  • Bozulma ya da eksiklikleri belirle ve değerlendir

  • Algı ve diğer bilişsel becerileri geliştirmek veya iyileştirmek için doğrulanmış araçlar

loading

Algı nedir?

Algı, duyularımızın aldığı bilgileri yakalayan, işleyen ve aktif olarak anlam kazandıran bir kabiliyettir. Duyusal organlarımız aracılığıyla bize ulaşan uyarılarla çevremizi anlamamızı sağlayan bilişsel süreçtir. Bu önemli bilişsel kabiliyet gündelik yaşantımız için çok mühimdir çünkü çevremizi anlamamız onun sayesinde mümkündür. Algı, bilişsel antrenmanla çalıştırılabilir ve geliştirilebilir. Algı aktif bir süreçtir ve bilgiyi hem "aşağıdan yukarı" hem de "yukarından aşağı" işlemeyi gerektirir. Yani bizler sadece aldığımız bilgi tarafından yönelendirilmeyiz(pasif, aşağıdan yukarı doğru işleme), aynı zamanda bilgiyi kontrol eden belli bir uyarıcıyı bekler ve tahmin ederiz (aktif, yukarıdan aşağıya işleme).

Algı ve Nöroanatomi Türleri

Algı bizi çevreleyen dünya ile bağlantı kurmamıza olanak veren karmaşık bir süreçtir. Klasik olarak algı beş duyuya ayrılır:

  • Görsel ya da görsel algı: Işık bilgisini gözlerimize ulaşan görülebilir spektrum dahilinde görme ve algılyabilme kabiliyetidir. Beynin görsel algıdan sorumlu bölgesi artkafa lobudur (birincil görsel korteks V1 ve ikincil görsel korteks V2).
  • Duyma ya da İşitsel algı: İşitilebilir frekans dalgalarının hava ya da başka bir yolla (ses) kulaklarımıza ulaştırdığı bilgileri alma ve anlama kabiliyetidir. İşitsel algının esas aşamasından sorumlu beyin bölgesi temporal loptur (birincil işitsel korteks A1 ve ikincil işitsel korteks A2).
  • Dokunma, dokunma algısı, somatosensori veya dermal algı) : Derimizin yüzeyine aldığımız basınç ve titreşim bilgisini algılama kapasitesidir. Dermal algının esas aşamasından sorumlu bölge yan loptur (birincil somatosensori korteks S1 ve ikincil somatosensori korteks S2).
  • Koku ya da koku alma algısı: Havada çözülen kimyasal maddelerin bilgilerini (koku) anlayabilme kabiliyetidir. Koku alma algısının temel aşamaları burun soğanı (birincil koku alma korteksi) ve piriformis korteks (ikincil koku alma korteksi) tarafından gerçekleştirilir.
  • Tat ya da tatma algısı: Tükürükte çözülen kimyasal maddelerin bilgisini (tat) anlamlandırabilme kabiliyetidir. Beynin bu algının temel aşamalarından sorumlu bölgeleri birincil tat alma alanları G1 (Art orta altı girus, ön paryetal, ön insula, ön-paryetal orta operkulum) ve ikincil tat alma alanlarıdır G2 (kaudo lateral ön orbital korteks ve ön singülat korteks).

Diğer Algı Türleri

Klasik beş duyunun yanısıra farklı algı türlerinin de var olduğunu biliyoruz:

  • Uzaysal Algı: Etrafın ve kendile olan ilişkilerinin farkında olabilme kabiliyetidir. Dermal ve kinestetik algıyla alakalıdır.
  • Şekil algısı: bir varlığın sınır ve açıları hakkında, onun dış anahatları ve kontrastı vasıtasıyla bilgi elde edebilme kabiliyetidir. Görsel ve dermal algıyla alakalıdır.
  • Vestibüler algı: yer çekiminin gücünü, kafamız ve zeminin göreceli pozisyonuna göre yorumlayabilme kapasitesidir. Duruşumuzun denge ve kontrolünü muhafaza etmemize yardımcı olur. İşitsel algıyla alakalıdır.
  • Isı algısı veya termal algı: derimizin yüzeyindeki ısıyı algılayabilme kabiliyetidir. Dermal algıyla alakalıdır.
  • Ağrı algısı: çok yüksek ya da çok düşük ısıdaki uyarıcıların yanısıra zararlı kimyasal veya yüksek basınçlı uyarıcıları yorumlayabilme kapasitesidir. Dermal ve ısı algılamayla alakalıdır.
  • Kaşınma veya kaşıntı algısı: derimiz üzerin kaşınma ihtiyacına yol açan zararlı uyarıcıları anlayabilme kabiliyetidir. Dermal algıyla alakalıdır.
  • İçalgı: kas ve tendonlarımızın pozisyonu hakkındaki bilgileri anlayabilme kabiliyetidir, bu sayede duruşumuzun ve vücudumuzun her bir parçasının nerde olduğunu anlayabiliriz. Vestibüler ve dermal algıyla alakalıdır.
  • İçten alıcı algı: iç organlarımızın durumuna işaret eden hisleri yorumlayabilme kapasitesidir.
  • Zaman algısı: uyarıcılardaki değişimleri anlayabilme ve zaman içinde bunları düzenleyebilme kabiliyetidir.
  • Kinestestik algı: çevremiz ve kendi vücudumuzun hareket ve hızı hakkındaki bilgileri yorumlayabilme kabiliyetidir. Görsel, uzaysal, zaman, dermal, içten alıcı, iç algı, vestibüler algıyla alakalıdır.
  • Kemosensör algı: tükürükte çözülerek sert tatlara dönüşen kimyasal maddeleri yorumlayabilme kabiliyetidir. Tat alma algısıyl alakalıdır ancak ikisi de farklı yapıları kullanırlar.
  • Magnet algı: magnetik alanlardan alınan bilgileri algılayabilme kapasitesidir. Güvercin gibi hayvanlarda daha gelişmiştir. Ancak insanların da burun kemiği bölgesinde manyettik materyal bulunduğu ve bu sayede manget algıya sahip olabilecekleri keşfedilmiştir.

Algının Aşamaları

Algı kendi başına oluşan tek bir süreç değildir. Aksine, uyarıcıların doğru biçimde algılanabilmesi için bir dizi aşamadan oluşur. Örneğin, görsel bilgiyi algılamak için ışığın bir objeye yansıması yeterli değildir, retinadaki reseptör hücrelerin uyarılması ve bilginin beynin doğru bölgelerine gönderilmesi gerekir. Algının gerçekleşmesi için bunların hepsi gereklidir. Algı, beyne gönderilen bilgiyi seçip, düzenleyip, yorumlamamız gereken aktif bir süreçtir:

  • Seçim: Gündelik olarak maruz kaldığımız bilgi miktarı kapasitemizi aşar. Bu sebepten, algılamak istediğimiz bilgileri filtrelememiz ve seçememiz gerekir. Bu seçim dikkat, tecrübeler, ihtiyaçlar ve tercihler aracılığıyla yapılır.
  • Organizasyon: Neyi algılacağımızın farkında olduktan sonra, anlam verebilmek için uyarıcıları gruplar halinde toplamamız gerekir. Algıda sinerji vardır çünkü algılananların genel bir algısıdır ve ayrı uyarıcı özelliklerine bölünemezler. Gestalt prensiplerine göre, uyarıcıların düzenlenmesi rastgele değildir, belli kriterleri takip eder.
  • Yorumlama: Seçilen tüm uyarıcıları düzenledikten sonra onlara anlam kazandırarak algı sürecini tamamlarız. Yorumlama süreci tecrübelerimiz ve beklentilerimiz tarafından ayarlanır.

Diğer Gestalt prensipleri

Diğer Gestalt prensipleri üç aşamalı bir sekans düzenleyerek algı sürecinde insanın rolüne ışık tutar:

  • Adım 1: Neyi algılamak üzere olduğumuza dair ilk hipotez. Bu, uyarıcının seçimi, düzenlenmesi ve yorumlanmasına yol gösterecektir.
  • Adım 2: Duyusal bilginin girişi.
  • Adım 3: Elde edilen duyusal bilgiyle ilk hipotezin karşılaştırılması.

Algı Örnekleri

  • Öğrencinin sahip olabileceği herhangi bir algı problemini zamanında tespit etmek çok önemlidir. Bu sayede hiçbir işitsel bilgi (öğretmenin söyledikleri) veya görsel bilginin (tahta ve kitaptaki bilgiler) kaybolmaması sağlanır.
  • Doğru bir algı çalışanların işlerini etkili bir biçimde yapmalarını sağlar. Sanatçılar profesyonel dünyada algının önemi için açık bir örnektirler. Ancak her iş az ya da çok seviyede bir tür algıyı gerektirir: temizlikçiler, taksi şoförleri, tasarımcılar, polisler, kasiyerler, inşaat ustaları, vb.
  • Yol işaretleri ve arabadan gelen sesleri algılamak güvenli araba sürüşü için önemlidir.
  • Algı sayesinde çevremizde yol alır ve onunla etkileşime geçeriz. Market alışverişi, video oyunu oynamak, yemek yapmak ve çamaşır yıkamak tüm duyularımızı kullanmamızı gerektirir.

Agnozi, ve algıyla alakalı diğer bozukluklar

Bazı durumlarda hastalı olmasa dahi algı gerçeği yansıtmayabilir. Algıdaki bu "yanlışlık" illüzyon ya da halüsinasyon olabilir. İllüzyonlar dıştan gelen gerçek bir uyarıcının hatalı yorumlanmasının sonucuyken,halüsinasyonlar dıştan gelen herhangi bir uyarıcı olmaksızın hatalı bir algıdan meydana gelir. Bu algısal deneyimler var olan herhangi bir patolojiyle ortaya çıkabilse de, çoğunlukla sistemin psikolojik veya bilişsel özelliklerinden veya bozulmaya uğramış hallerden (madde kullanımı ya da uyku) ortaya çıkarlar. Bir illüzyon örneği olarak bilinen optik ilüzyonlar (aynı iki rengi farklı olarak algılamak, sabit duran bir resmi hareket halinde algılamak, vs.). En yaygın halüsinasyonlar hipnagojik (uykuya dalarken bir şekil, ses algılamak ya da birilerinin size dokunduğunu hissetmek), hipnopompik (aynı hisleri uyanıkken yaşamak) ve halüsinojenik ilaçlar kullanmaktan (LSD veya daha karmaşık halüsinasyonlara yol açan halüsinojenik mantalarlar) kaynaklı halüsinasyonlardır. Ancak yine de, şizofreni, psikoz vakalar, kuruntusal fikirler ile bağlantılı olarak illüzyonlar ve halüsinasyonlar patolojik de olabilirler.

Ayrıca duyusal organların alacağı bir hasar (mesela göz yaralanması), duyusal bilgiyi beyne ileten yolların alacağı hasar (mesela, glokom hastalığı) ya da beynin algıdan sorumlu alanlarının yaralanması (mesela artkafa korteksi) da algıda bozulmaya yol açabilir. Bu üç noktadan herhangi birinin alacağı yaralanma uyarıcının normal algılanmasını engelleyebilir.

En yaygın algı bozukluğu Agnozidir. Bu bozukluk beraberinde algının yönlendirilmesi ve kontrolün yanısıra davranışta genel zorlanmaları da getirir. İki farklı türü mevcuttur: Algısal görsel agnozi (eşyanın parçalarını görebilir fakat bir bütün olarak anlayamaz) ve İlişkilendirme görsel agnozisi (objeyi bir bütün olarak anlar fakat hangi obje olduğunu tespit edip kategorize edemez). Algıyı bu bozukluklar aracılığıyla anlamak zordur, çünkü görüyor olsalar bile yaşadıkları körlüğe benzer bir duygudur. Bunların yanında akinetopsia (hareketi görememe), akromatopsi (renkleri görememe), prosopagnozi (bilindik yüzleri tanıyamama), işitsel agnozi (bir objeyi sesle tanıyamama ve sözel bilgi olması halinde agnozi sahibi kimse dili ayırt edemez), amuzi (müzik nota veya ritimleri tanıyamama ve üretememe) gibi daha spesifik bozukluklar da mevcuttur. Bu bozukluklar iktus, beyin travması veya, hatta bir nörolojik dejeneratif hastalık sonucu oluşan beyin hasarlarının sonucunda oluşur.

Algı Nasıl Ölçülür ve Değerlendirilir?

Algı değerlendirmesi hayatın farklı alanlarında çok faydalı olabilir: akademik alanlar (öğrencinin sınıftaki bilgileri algılamak için fazladan yardıma ihtiyacı olup olmadığını bilmek için), klinik alanlar ( bir hastanın çevreyle olan ilişkisinde zorluk çekip çekmeyeceğini bilmek için) veya profesyonel alanlar (bir işçinin algısal problemden kaynaklı desteğe ihtiyacı var mı bilmek için).

Bir tam nöropsikolojik değerlendirmeyle algı ve diğer bilişsel becerileri etkili ve güvenilir biçimde ölçebiliriz..

CogniFit temel olarak Stroop Testi, Dikkatin Değişkenleri Testi, Bellek Hastası RolüYapma Testi, Devamlı Performans Testi, Hooper Görsel Organizasyon Testi, NEPSY testi (Korkman, Kirk, Kemp, 1998) gibi çok sayıda klasik test kullanmaktadır. Bu testler algının yanısıra adlandırma, bağlamsal bellek, tepki verme süresi, işler bellek, güncelleme, görsel bellek, işlem hızı, bölünmüş dikkat, odaklanmış dikkat, el-göz koordinasyonu, yön değiştirme, ketleme ve görsel taramayı da ölçer.

  • Tanımlama Testi COM-NAM: Objeler bir resim ya da ses olarak sunulacak. Kullanıcının, o objenin en son gösterildiğinde nasıl sunulduğunu (resim veya ses)söylemesi gerek. Eğer obje ilk kez gösteriliyorsa, kullanıcı ilgili seçeneği seçmelidir.
  • Programlama Testi VIPER-PLAN: Topu labirent içinde mümkün olduğunca az hamleyle en hızlı biçimde hareket ettir.
  • Konsantrasyon Testi VISMEM-PLAN: Ekranda bir uyarıcı aydınlanacak ve belli bir sırada bir ses çalınacak. Uyarıcılar gösterilirken kullanıcı yakından dikkat etmeli ve böylece sonrasında daha önce gösterildiği şekilde tekrar edilebilmelidir.
  • Araştırma Testi REST-COM: Objeler kısa bir süreliğine gösterilecek. Kullanıcı mümkün olduğunca hızlı gösterilen objelerle eşleşen seçeneği seçmelidir.
  • Kod Çözme Testi VIPER-NAM: Ekran kısa süreliğine resimler belirecek ve yok olacak. Bir sonraki ekran dört tane harf gösterecek ve bunlardan bir tanesi gösterilen objenin ilk harfiyle eşleşek. Kullanıcı ilk doğru harfi mümkün olduğunca hızlı seçmelidir.
  • Hız Testi REST-HECOOR: Ekranda mavi bir dörtgen belirecek. Kullanıcının olabildiğince hızlı karenin ortasına çok kere tıklaması gerekecek. Kullanıcı ne kadar çok sayıda tıklarsa skoru o kadar yüksek olacak.
  • Farkına Varma Testi WOM-REST: Ekran diziler halinde objeler belirecek. Kullanıcı objelerin gösterildiği sıralamada ezberlemeli ve sonrasında doğru sıralamayı seçenekler arasından seçebilmelidir.
  • Çözümleme Testi REST-SPER: Ekranda bir dizi hareket uyarıcı belirecek. Kullanıcı alakasız uyarıcılara tıklamadan hedef uyarıcıya mümkün olduğunca hızlı tıklamalı.

Algının Bileşenleri

Algı Nasıl İyileştirilir ya da Geliştirilir?

Algı dahil her bilişsel beceri çalıştırılabilir ve geliştirilebilir. CogniFit bunu yapmanıza profesyonel bir araçla yardımcı olur.

Beyin esnekliği algı ve diğer bilişsel becerileri rehabilite etmenin temelini oluşturur. Algı ve diğer bilişsel fonksiyonlardaki eksiklikleri iyileştirmeye yardım etmesi için CogniFit, bir klinik egzersizler dizisine sahiptir. Beyin ve onun nöral bağlantıları zorlanarak ve çalıştırılarak güçlendirilebilir. Bu yüzden bu becerileri sık sık çalıştırmak algıyla alakalı beyin yapılarını daha da güçlendirecektir.

CogniFit, nörojenez ve sinaptik plastisite alanında uzmanlaşmış bir profesyonel ekip tarafından yaratıldı ve bu sayede her bir kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlanabilen kişiye özel bir bilişsel stimülasyon programı oluşturmamız mümkün oldu. Bu program algı ve daha birçok önemli bilişsel alanın bir değerlendirmesiyle başlar ve sonuçları baz alarak her bir kullanıcı için kişiye özel bir beyin antrenman programı oluşturur. Program bu başlangıç değerlendirmesinden verileri otomatik olarak toplar ve antsofistike algoritmaları kullanarak kullanıcının bilişsel zayıflıkları geliştirmek ve bilişsel güçlü yanlarını çalıştırmak için çalışan bir program yatatır.

Algıyı geliştirmenin anahtarı doğru ve düzenli antenmandır. CogniFit'in profesyonel değerlendirme ve antrenman araçları hem bireylere hem de profesyonellere bu fonksiyonu en iyi haline getirmek için yardımcı olur. Haftada iki ya da üç kere, günde sadece 15 dakikanızı alır.

CogniFit'in değerlendirme ve stimülasyon programlarına çevrimiçi ulaşılabilir ve bilgisayar ve mobil cihzaların çoğunda oynanabilir. Program eğlenceli ve interaktif zeka oyunlarından oluşmakta ve her oturumdan sonra kullanıcıya otomatik olarak bilişsel gelişiminin ayrıntılı bir grafiği gönderilir.

Kaynaklar: Evelyn Shatil, Jaroslava Mikulecká, Francesco Bellotti, Vladimír Burěs - Novel Television-Based Cognitive Training Improves Working Memory and Executive Function - PLoS ONE July 03, 2014. 10.1371/journal.pone.0101472 Korczyn AD, Peretz C, Aharonson V, et al. - Computer based cognitive training with CogniFit improved cognitive performance above the effect of classic computer games: prospective, randomized, double blind intervention study in the elderly. Alzheimer's & Dementia: The Journal of the Alzheimer's Association 2007; 3(3):S171. Peretz C, Korczyn AD, Shatil E, Aharonson V, Birnboim S, Giladi N. - Computer-Based, Personalized Cognitive Training versus Classical Computer Games: A Randomized Double-Blind Prospective Trial of Cognitive Stimulation - Neuroepidemiology 2011; 36:91-9. Korczyn AD, Peretz C, Aharonson V, et al. - Computer based cognitive training with CogniFit improved cognitive performance above the effect of classic computer games: prospective, randomized, double blind intervention study in the elderly. Alzheimer's & Dementia: The Journal of the Alzheimer's Association 2007; 3(3):S171. Shatil E, Korczyn AD, Peretzc C, et al. - Improving cognitive performance in elderly subjects using computerized cognitive training - Alzheimer's & Dementia: The Journal of the Alzheimer's Association 2008; 4(4):T492. Haimov I, Shatil E (2013) Cognitive Training Improves Sleep Quality and Cognitive Function among Older Adults with Insomnia. PLoS ONE 8(4): e61390. doi:10.1371/journal.pone.0061390 Thompson HJ, Demiris G, Rue T, Shatil E, Wilamowska K, Zaslavsky O, Reeder B. - Telemedicine Journal and E-health Date and Volume: 2011 Dec;17(10,):794-800. Epub 2011 Oct 19.

Lütfen e-posta adresini gir